Arefe Günü ve Hac Bayramı:
Kurban Bayramının birinci gününe “Yevm-i Nahir”, diğer üç gününe de
“Eyyam-ı Teşrik” denir. Bu bayramdan önceki gün ise, “Yevm-i Arefe”dir ki, Zilhiccenin dokuzuncu günüdür. Ramazan Bayramında Arefe yoktur.
Arefe gününün sabah namazından itibaren Bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar yirmi üç vakit farz namazın arkasından bir defa şöyle tekbir alınır ki, bunlara Teşrîk Tekbirleri denir:
“Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallâhu vallahu ekber. Allahü ekber ve lillâhilhamd.”
(Ö.N.Bilmen-B.İslâm İlmihali
Hadîs-i Şerîfler:
1837 – Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi (radıyallâhu anh) anlatıyor:
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Duaların en faziletlisi arefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz, lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir. sözüdür.”
4531 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor:
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Allah, hiçbir günde, arafe günündeki kadar çok kulu ateşten azad etmez. Allah (mahlûkâta rahmetiyle) yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve:
“Bunlar ne istiyorlar?” der.”
4532 – Talha İbnu Ubeydillah İbni Kerîz radıyallahu anh anlatıyor:
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Günlerin en efdali arafe günüdür. (Faziletçe) cum’a'ya muvafakat eder. O, cum’a günü dışında yapılan yetmiş haccdan efdaldir. Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en efdal söz de: “Lâilahe illallah vahdehu lâ-şerikeleh” sözüdür.”
6345 – Sohbet şerefine eren Fakih İbnu Sa’d radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan bayramında, Kurban bayramında, Arefe gününde yıkanırdı. Fakih de o günlerde yıkanmalarını aile halkına emrederdi.”
3133 – Hüneyde İbnu Hâlid hanımından, o da Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zevcelerinden birinden anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) Zilhicce’den dokuz günle Aşura günü oruç tututardı. Bir de her aydan üç gün, ayın ilk pazartesi ile perşembe günü oruç tutardı.”
3134 – Kâsım İbnu Muhammed (rahimehullah) anlatıyor:
“Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) Arefe günü oruç tutardı. Ben Arefe akşamı imamın (hacc emirinin, Müzdelife’ye gitmek üzere) hareket ettiği sırada Hz. Aişe’nin yerinde kalarak, halkla kendi arasında bir boşluk açılana kadar bekleyip sonra içecek birşeyler isteyerek iftar yaptığını gördüm.”
3135 – Ebu Katâde (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulüllah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki:
“Arafat günü tutulan orucun, geçen yılın ve gelecek yılın günahlarına kefaret olacağına Allah’ın rahmetinden ümidim var.”
3145 – Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Arefe günü, kurban günü ve teşrik günleri, biz müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme-içme günleridir.”
3151 – Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Arefe günü Arafât’da oruç tutmayı yasakladı.”
6496 – Katâde İbnu’n-Numan radıyallahu anh anlatıyor:
“Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın:
“Arafe günü oruç tutan kimsenin önündeki bir yıl ile geçmişteki bir yıllık (küçük) günahları mağfiret olunur” dediğini işittim.”