Gurbetim de Sensin,Vuslatım da Sen…

Sadece SEN…

  • a

  • Son Yazılar

  • En Çok Okunanlar

  • Yolu Düşenler

    • 36,946 Kul Geçti

27 Nov 2006 için Arşiv

Bir Varsın Bir de Yok

Yazan: Ebrar Kasım 27, 2006

Bir varsın bir de yokHer yokluk bir var oluştan ibarettir.
Tıpkı senin bende kaybolurken, bir yerlerimde hep var olman gibi….
Kim bilir zamanın kıyısında bir yerlerde günü gelecek bu bekleyişin
Kim bilir…

Bittiği yerde başlayan bir tutkudan,
Kanımın içinde dolaşan sakin bir rüzgara dönüştün usulca.

Zaman değiştirdi biliyorum.

Ulaşmanın bu kadar kolay ,
Kavuşmanın bir o kadar zor olduğu bir zaman diliminde
Tıkanıp kaldı hikayem…

Sen olmasan da varsın
Biliyorum…..

 

 

 

 

 

 

 

Yazı kategorisi: Yüreklere... | 2 Yorum »

Bismillahirrahmanirrahim

Yazan: Ebrar Kasım 27, 2006

buket08.jpg

Allâh’ım, Sana sonsuz hamd ü senâlar; Habîbin Efendimiz Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e O’nun âl ve ashâbına gönülden salât ve selâmlar…
   Allâh’ım, kusurlarımı ört, beni korktuklarımdan emin eyle. Allâh’ım, önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, üstümden ve altımdan gelecek tüm kötülüklerden sana sığınırım. Allâh’ım, dinimi düzelt, evimi genişlet, bana verdiğin rızkı bereketli kıl.
Allâh’ım, nefsime takva ver. Onu temizle, nefsi en iyi temizleyen Sen’sin, nefsimin velîsi ve Mevlâsı Sen’sin.

Allâh’ım, âhiret gününde yüz akıyla sağ tarafımızdan kitabımızı almayı, şehitlerin makamına ermeyi ve Peygamberlere arkadaş olmayı nasib eyle.

Amin…

Yazı kategorisi: Dua Dağarcığı | 2 Yorum »

İkindi Güneşi

Yazan: Ebrar Kasım 27, 2006

buket09.jpg

İkindi Güneşi

   Bir ikindi güneşi daha battı gitti…
   ”Vakit tamam.” dedi ölüm meleği…
   Ecel gelmişti, ne bir saniye ileri, ne bir saniye geri. Yaş, seksen iki… Ömür değirmeninden geçen saçlar, sakallar pamuk gibi; kaşlar, kirpikler kar beyazdı. Minicik bebekler, nur sakallarıyla oynaşır ve onları çekiştirirdi.    O ise, çocukları çok sever ve onların üzerine titrer:
   ”-Yapamıyoruz, bu yavruları televizyona emanet ediyoruz.” derdi.
   Namaz kılan çocukları görünce öyle sevinirdi ki:
   ”-Ön tekerlekler nereden giderse arka tekerlek de oradan gider.” diyerek, anne-babanın örnek olmadaki rolünü vurgulardı.
   Ne zaman ziyaretine gitsek, yatıyorsa hemen bir genç kız edebi içinde yatağından doğrulur, dizlerini bitiştirir, usûlünce otururdu. O nâzik ve bilge tavrıyla bizlere nasihat eder, ömrümüzü en güzel şekilde değerlendirmemiz için bize hayat iksirleri sunardı. Îtinâ ile seçtiği sözcükleri hayran hayran dinlerdik. İsimlerimizin sonuna “hanım, bey” kelimelerini mutlaka ekler ve biz buna riâyet etmediğimizde tatlı-sert uyarırdı.
   * * *
   Her zaman hazırlıklıydı, ölüm meleği ile randevusuna. Bir ay kadar önce fıtık ameliyatına giderken herkesle helâlleşmiş, kefenliğini de çantasına koyup öyle gitmişti hastaneye.
   Hâlinden hiç şikayet etmez, ızdırabının çok olduğu zamanlarda bile hâlini, hatırını sorduğumuzda:
   ”-Yavrum, her zaman kendimizden aşağılara bakmamız lazım, yukarılara bakarsak boynumuz ağrır. Hâlimize binlerce şükür. Meyvenin olgunu düşer dalından yavrum! Artık olgunlaştık. Allâh Teâlâ îmândan ayırmasın.” derdi.
   Hazret-i Yunus -aleyhisselâm-’ın: “Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.” ilticâsını dilinden düşürmeyip vird hâline getirmişti.
   Ömrü hizmetle geçmiş, özellikle yatalak, felçli yakınlarıyla bizzat ilgilenmiş, senelerce bakımlarını üstlenmiş, duâlarını fazlasıyla almıştı.
   ”-Bu kadar yıl yaşadım, elimde ne kaldı?” der, boş avuçlarını gösterirdi hüzünlü gözlerle.
   * * *
   Namaz üzerinde pek çok durur, “Namaz, yolda komaz.” der, özellikle gençleri namaz kılmaya teşvik ederdi. Camiye namaza gidip de ezanın okunmasını avluda beklerken insanların gıybet etmelerine çok üzülür, bahsederken yüzündeki derin çizgiler acı hâlinde kıvrılırdı.
   Anlattığı tarihî olaylar içinde, İkinci Dünya Harbi zamanında çekilen sıkıntılar ve zorluklar bizim dikkatle dinlediğimiz konulardandı. Çok kitap okur, önemli ve ilgisini çeken konuları, inci gibi yazısıyla deftere yazar, bizlere de aktarırdı. Aldığımız terbiyede onun tesiri oldukça büyüktür.
   Sevenleri pek çoktu. Sokakta, camide gören insanlar, onun yüzüne bakınca Allâh’ı hatırlatan vakûr hâlini hayranlıkla seyreder, elini öpmek isterlerdi.
   Hiçbir zaman yük olmamaya çalıştı. İncitici sözünü duymadığımız gibi böyle bir tavrını dahî görmedik diyebilirim. O, yeri doldurulamayacak köşe taşlarındandı. Güzel yaşadı hayatı ve hayata güzel vedâ etti. İnşâallâh sağnak sağnak rahmetle uğurladığımız canım dedeciğim, Rabbiyle buluşma ânı bir “şeb-i arus” (düğün gecesi) olmuştur.
   Kulağımızda son zamanlarda sık sık tekrarladığı; “İki gün yatak, üçüncü gün toprak.” ve “Biz ikindi güneşiyiz yavrum, batmamız yakındır.” sözleri kaldı.

Yazı kategorisi: Hayatın İçinden | » yorum bırak;

Kimbilir…

Yazan: Ebrar Kasım 27, 2006

“sevmeyi beceremedim…belki de sevilmeyi…”

Yazı kategorisi: Not Defterim | » yorum bırak;

Hakikat Damlaları

Yazan: Ebrar Kasım 27, 2006

nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır.

(yirmi üçüncü mektup)

…………..

ey nefis! boyle ebleh olmamak istersen : allah namina ver, allah namina al, allah namina basla, allah namina isle, vesselam.

(birinci soz)

………..

iman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır.

(yirmiüçüncü söz )

Yazı kategorisi: Hakikat Damlaları | » yorum bırak;